15 Mayıs 2017 Pazartesi

JUNOISM LOBİSİ ne katılın8

BİLİM
Quia sit factus ambitiosus ac vorax, illud iam amissa mars(bellum).
Bencil ve açgözlü olarak, o(illud) mars'ı(savaş, mücadele) zaten kaybetti.
Kötü olan, kötü olmakla; savaşı zaten kaybetti.
Devlet bütün bütçesini bilgisayar oyunu üretmek için, teknoloji için, Dünya'yı yönetmek için, askeriye için kullanmalıdır. Kitap yazmak, din kurmak, dizi çekerek insanları yönetmek ve eğitmek, psikolojik araştırmalar yapmak da bilimdir. Gençleştirici, mutluluk verici, uyutucu ilaçlar yapmak da bilimdir. Amacımız Dünya hâkimiyeti olmalıdır çünkü bütün insanlar insandır ve sorunları çözmemiz gerekir.

Yurtdışındaki sanatçıları, bilimadamlarını satın alıp ülkemize getirmeliyiz ya da onlara para verip kendi projelerimizde çalıştırmalıyız. Eğer bilime, zeki kişilere sahip çıkmazsan ilerde diktatör veya mucit olup milyonlarca insanı öldürürler. Nükleer silah, yeni hastalıklar, terör örgütleri, sağa sola saldıran devletler; bunlar hep bizim bencilliğimiz ve imkânlarımızı paylaşmadığımız için oldu.

İnsan sevişmeye ve bilgisayar oyununa ihtiaç duyar. Bazı insanlar fikirlerini paylaşmak ister. Bazıları çocuklarla oynar. Bilim iyidir, cahil insanlar daima heryerde sorun çıkarır.

JUNOISM LOBİSİ ne katılın7

DEMOKRASİ YASAKLANMALI

Devleti yöneten diktatör (ilk diktatör ben olacağım) her yıl sınav soruları hazırlar. Bu sınavdan yüksek puan alanlar yükseğe yerleştirilir. Tamamen askeriye gibi emir komuta zinciri vardır. Diktatörün altında 10 kişi bulunur. Herkesin altında yine 10 kişi olacaktır. En alttakilerin de altında 10 veya 10'dan daha az kişi bulunur. En aşağıda da devlet memuru olmayan ve zengin vergisi vermeyen halk vardır.

Zengin vergisi zenginlerin torpilli ve ayrıcalıklı olmak için ödediği bir vergidir; kişi başına ödenir. Yıllık olarak alınır. Kayıta girdiği tarihten sonra 1 yıl geçerlidir. Bitmeden uzatılırsa üzerine eklenir. Bütün para asgari ücrete göre hesaplanacaktır. Asgari ücrete zam gelince bütün memur maaşlarına ve cezalara da zam gelmiş olur; vergiler ise genelde %'dir veya asgari ücrete göre hesaplanır.

Herkes sadece kendi altındaki 10 kişiyi yönetebilir. Bu 10 kişi içinden istediğini işten atar, istediğini idam eder, istediğine tecavüz eder. Memurlar kendi komutanlarını onun komutanına şikâyet edebilir. Bu da bir kişinin 100 kişiden gelen şikâyetlere bakacağı anlamına gelir. Mesela komutanın bir arkadaşını öldürdü, sen bunu komutanının komutanına şikâyet edersin. Komutan seni de öldürür. Komutanın komutanı da komutanı öldürür.

Emre itaatsizlik durumunda bir askeri güç infaz ile görevlendirilir. Şikâyet edilen herkesi öldürür ya da tutuklarlar. İşe bu şekilde herkes 10 kişi yönetince ve herkes 110 kişinin şikâyetini dinleyince herkesin görevi ve yaptığı iş belli olacak. Her memurun bir numarası olacak mesela O16O9 demek (sıfır yerine O kullanılacak karışıklık olmasın diye ve O en çok alfabede kullanılan ortak harftir) O isimli komutanın altında çalışan, 1 isimli komutanın altında çalışan, 6 isimli komutanın, O isimlinin, 9 isimli askeri demektir. Sayı ne kadar uzunsa rütbe o kadar düşüktür. Rütbesi sizden yüksek olan herkes size emir verebilir ama komutanınızdan başkası size ceza veremez. Rütbeniz ne kadar büyükse o kadar küçüktür ve rütbeniz ne kadar düşükse aslında o kadar yüksektir.

Terfi almanız için komutanınızın terfi alması veya işi bırakması gerekir. Bir seferde bir kademe terfi alabilirsin. Komutanın kendi işini sana yaptırabilir veya sana görevler, işler verebilir. Herkesin görev bölgesi bellidir. Memura gerek yoksa memurlar kendi askerleriyle beraber başka bir yere gönderilir ve başka komutan için çalışırlar. Bir komutanın altında 10 kişiden fazla kişi olamayacağı için bir kişi daha terfi edip komutan olur ve birlikler 5 kişiye 6 kişi olarak ikiye bölünüp paylaştırılır. Buna da 10 kişiden az anlamında kırık birlik denilir. Daima askerler eşit sayıda paylaştırılmalıdır ki biri 6 kişi yönetirken başkası 10 kişi yönetmesin çünkü iş yükü eşit olmalı ama hiçbir şey asla birbirine tam eşit olmaz ne kadar uğraşsan da.

En tepedeki diktatör ne isterse yapar ancak darbe olur mu, isyan olur mu, suikast olur mu; bunlar düşünülecek meselelerdir. Yeni diktatör seçileceği zaman onun 10 kişilik ekibinden 1 kişi seçilir. Oylama açık yapılır ve herkes kendisinden başkasına oy vermek zorundadır. Boş oy atmak mümkündür. Gerçek oylamadan önce deneme oylaması yapılabilinir. Test oylamalarından sonra gerçek seçim olur. Devlet diktatörsüz en fazla 1 hafta kalabilir. Oylama yapılmazsa komutanlar 1 rütbe düşürülüp aynı sistemle yeni komutanlar oylanır ve sonra da diktatör oylanır. Seçim sonucu berabere çıkarsa birden fazla kişi aynı anda diktatör olur ve ülkeyi eşit parçalara bölüp yönetirler. Hepsinin altında 10 kişi olur ancak emir komuta tamamen değiştirilmez, bir kademede bir kişinin altında 10 kişiden daha az kişi olur ve aşağıdakilerin görev yeri ve rütbesi fazla değişmeden düzen devam eder.

Birden fazla diktatör olursa her konuda açık oylama yaparak karar vermeleri gerekir. Kararsızlık olursa hiçbir şey yapılmaz ve başka konular tartışılır. Bir diktatör ölürse veya yaşlanırsa bütün diktatörler 1 rütbe düşerler ve yeni diktatörün seçilmesi için oy kullanılır. 4 diktatör vardıysa 44 veya 43 kişi bu sefer oy kullanacaktır çünkü her diktatörün emrinde 10 kişi vardı.

Terfi etme komutan izin verirse oylama sistemiyle de olur. Sonuçta komutan kafasına göre takılıyor. Komutan kendi işini ve yetkilerini başkasına verip tatile de çıkabilir. Komutanı komutanının komutanına şikâyet de edebilirsin. Komutanın emri altındakilere tecavüz etme, idam etme yetkisi bile vardır. Emre itaat etmezseniz yukarıdakiler sizi cezalandırabilir belki.

İmamlar polis yapılacak. Öğretmenler polis yapılacak. Hakimler polis yapılacak. Bütün devlet memurlarının hepsi polis olacaklar. Asker, jandarma, polis birleşecek. Memurların silahı olacak. Vatandaşın ateşli silah kullanması yasak ancak memur olan bir kişi komutanı müsade ederse diğer insanlara silah kullanma hakkı verebilir fakat bu kişiler suç işlerse bunlara hak vermiş olan kişi yanar. Yüksek rütbeli memurlar polislik değil, yöneticilik yapacaklar. Belediye başanlığı, kaymakamlık, hakimlik gibi işler.

Mahkemeler kapıtalabilir ve polise cezalandırma yetkisi verilebilir. Cami imamı bağış ile çalışacak ya da camiler özel işletme olacak. Namaz kılmak paralı olur mu diyorlar; zaten imamın maaşını sizin verdiğiniz vergiyle ödüyorduk.

Bütün okullar özel okul olacak çünkü öğrenmek isteyen kendisini yetiştirir; öğrenmek istemeyene harcama yapmak israftır. Parayı bilimadamlarına, mühendislere dağıtacağız; öğretmene değil. Öğretmenler artık mühendis olacak. Bütün sınavlar da ortak Türkiye çapında sınav olacak ve bu sınava göre diploma alacaksınız, iş bulacaksınız. Nüfus cüzdanınızda puanlarınız, bildiğiniz yabancı dil, zekâ seviyeniz yazılı olacak ve ona göre muamele göreceksiniz.

Sistem biraz değişecek. Mahkeme salonundaki polis terfi edip yazıcı olacak. Yazıcı terfi edip savcı olacak. Savcı terfi edip hakim olacak. Kişi kendisinin avukatı olacak ve arkadaşlar, akrabalardan da bir kısım mahkeme salonuna jüri olarak avukat olarak alınacaklar. Şimdiki avukatlar devlete hakim, savcı, mahkeme polisi, yazıcı olarak giriş yapabilecekler ama puan yeterse. Ek puan verilecektir.

Kısacası eğitim sistemi, devletin düzeni, memur maaşı tamamen değişecek. Memurlar kitaplara yani yönetmeliğe ve yasalara göre iş yapacak. Komutanlar bu kitapları verecekler.Devlet sınavlarından yüksek puan aldıktan sonra eğitiminiz ve yeteneğiniz incelenip bir yerlere koyulacaksınız.

Devlet için çalışan birinin en yüksek maaşı asgari ücretin 2 katı olacak. Çalışma saati 6 günde 24 saat olacak. Bir hafta 6 gün olacak ve takvim biraz değişecek. Askeriye gibi yatılı çalışılınan yerlerde yine aynı maaş ödenecek. Savaşa gidene de aynı maaş ödenecek, asker bulamazsak veya askerin fazla disiplinsiz olduğunu görürsek maaşları yükseltiriz ki asker başvurusu çoğalsın ve yeni gelen yüksek puan almışları da biraz tepeye koyarız ki disiplinsiz askerler yükselmesin.

Çeşitli konumlar için farklı sınavlar olacak. Psikolog alacaksak matematik sorusu sormamalıyız. Terfi istemek, başka görev istemek, başka yerde yaşamak istemek de mümkündür. Rütbeler aslında yaptığınız işle bağlantılı olmayabilir. Rütbesi yüksek birisi belediye başkanı olmak yerine kendi isteğiyle psikolog olabilir. Eğer zeki birisi terfi etmeyi ve sorumluluk almayı ret ediyorsa ona maaş zammı veya yardımcı verilerek iş yükünü azaltma gibi teklifler yapılarak rütbesi yükseltilmeye çalışılır.

Rütbeden çok sınavlarda kaçıncı olduğunuz önemlidir. Düşük rütbeli birisi tepedeki biriyle konuşup birden bire yukarı fırlayabilir. Maaşlar değiştiği için ekonomik düzen de değişebilir. Bazı şeyler ucuzlarken bazı şeyler pahalanacaktır. Orta hâlli insanlar çoğalacaktır.

Bir kişinin emrinde 42 polis varsa bu 42 polis 11'e bölünür ve sonuç 3'den yüksek yani 4 çıkar. 42'den 4 çıkarıp 4'e bölmemiz gerekir. Buna göre 2 tane 9 kişilik, 2 tane 10 kişilik takım olması gerekir 4 tane de takım komutanı olur yani 10+10+9+9+4=42 işlem doğru. İşte bu şekilde kimin emrinde kaç kişi olacak, kaç komutan olacak hesaplanır.

JUNOISM LOBİSİ ne katılın6

ILLUMINATI HÜR MASONLAR CİN UZAYLI VAMPİR

Satürm gezegeninin kuzey ve güney kutbunda mavi renkli altıgenler bulunmaktadır. Venüs, Dünya gezegeni ile beraber Güneş etrafında pentagram çizmektedir. 8 bin yıl önce yazılmış olan taştan yapılmış kitaplarda bütün bu bilgiler vardır. En başından beri insanlar Güneş sistemi hakkında ve yıldızlar hakkında herşeyi biliyorlarmış ve yazmışlar. Bunun yanı sıra Turgut reis haritası gibi doğaüstü bilimsel nesneler de vardır. Tarihi bulgular bize 8 bin yıl önce yaşayan insanların Dünya ve uzay hakkında herşeyi bildiğini gösteriyor. Ancak insanlar uzaylıları öldürmeye başlayınca uzaylılar kaçıp vampirleri yarattılar ve vampir olarak Dünya'da insan gibi yaşadılar. Şu anda bu insan kılığına girmiş uzaylılar 500 milyon kişi. David Icke uzaylılara Reptilian der.

Uzaylıların sembolleri:666, üçgen, pentagram, altıgen, siyah küp, küp, 6 renkli gökkuşağı, vampirler, aslanlar, kediler, yılanlar, ejderhalar, kurukafalar ve kemikler, baykuş, yıldız, 6, 7, 9, 11, Apep, Kronos, Sethdir.

Dünya'nın kutsal sembolleri: 333, 1331, 13, 31, 33, MEW, ters dönmüş piramit, köpek, kurtadam, kurt, Falun Gong sembolü, Nazi sembolü, Anubis, Hades'dir.

Illuminati Amerika'daki 11 eylül 2001 ikiz kuleler olaylarını gerçekleştirmiştir. Kesin kanıt yok, zaten olamaz. Herşeyin sahte ve yalan olduğunu sahte videolar ve yalan haberler yaparak kanıtlayabilirsin. İnternette pek çok insan aynı doğaüstü olayları yaşadığını ve aynı şeyleri gördüğünü söyledi. Ben vampirlerin insanı hipnotize edip boynundan kan emdiğini gördüm. Bunlar etrafı aydınlatmayan havada uçan çok küçük beyaz ışık, kapının duvarın arkasından kafasını uzatıp size bakan karanlık gölge, nereden geldiği belli olmayan hayvan sesleri ve hayvan tüyüleri, nereden geldiği belli olmayan böcekler, sizi gizlice takip eden hayvanlar, birden bire huyu değişen insanlar olarak kendilerini gösterir.

Adnan Oktar, Harun Yahya, Fetullah Gülen, Hasan Mezarcıoğlu, Mustafa Kemâl Atatürk, İsmail Onur Özbizerdik gibi olan bu garip ve gizemli insanlar düpedüz uzaylı vampir cinler örgütü olan Illuminati'ye üyedir. Bunların amacı Satürn'lü uzaylılara yardım etmek ve bunun için gizlice insanları yönetmek ve köleleştirmektir. Bir vampir daima yalan söyler ve asla gerçeği söyleyemez. Vampirler çok iyi rol yapar ve vampirleri tespit etmenin en iyi yolu sorduğunuz sorulara verdiği cevapları incelemektir. Vampirler kibirli oldukları için yalan söylemek yerine gizemli ve net anlaşılmayan cevaplar verirler ve çok soru soran insanları kara listeye alırlar.

Vampirler, uzaylılar ve cinler genelde insanlara çok iyi davranırlar ve sadece Dünya'nın tanrısına karşı, peygamberlere karşı düşmanlık ve suikast yaparlar. Illuminati asla bir insanı kurallara uyduğu sürece öldürmez. Buna göre Illuminati ile anlaşmayı bozarsanız öldürüleceksiniz ancak anlaşmayı bozmadığınız sürece öldüremezler. Peygamberler ise vampirlerin yedi ceddini siktikleri için bütün teşkilata karşı tehdit olarak tanımlanır ve bütün 500 milyon tane vampir mutlaka peygambere suikast düzenler.

Dünya'nın tanrısının Şeytan olduğu ve çok tehlikeli olduğu söylenmektedir ancak vampirlerin, uzaylıların, cinlerin de sürekli yalan söylediği ve daima insanlara işkence ettiği unutulmamalıdır. Hitler tarafından milyonlarca insanı hapsedip açlıktan öldürmek, yahudileri kaçırtıp İsrail'i kurmak hep Illuminati sayesinde olmuştur. Bu insanlar insan vücudu içine girmiş cinlerdir; bu gerçekten böyle, onların huyundan ve söylediklerinden bunu anlarsınız. En başta bu kâfirlerin bilimi sürekli uzaylıların Dünya'yı yönettiğini ve cinlerin hayaletlerin gerçek olduğunu inkâr etmektedir oysa gerçeği hiçkimse bilemez çünkü evrenin nasıl çalıştığını bulamıyoruz.

500 milyon tane Illuminati üyesi var Dünya'da. Hayaletlerin zaman yolculuğu yapabildiğini bu yüzden birden bire ortaya çıkıp birden bire yok olduğunu düşünüyoruz. Satürn'den ve Venüs'ten geldiklerini tahmin ettiğimiz bu uzaylılar doğaüstü ve bilime aykırı varlıklardır.

Dünya'nın Güney Kutbu'ndaki yerin altındaki görünmez dev makinayı havaya uçurduğumuz da ancak uzaylıların kölesi olmaktan kurtulabiliriz ancak makina patlarsa Dünya'daki bütün canlıların öleceği düşünülüyor ve bu makina 66 milyon yıl önce dinazorlar yok olduğunda, kıtalar ayrıldığında ve yerçekimi daha zayıfken yapılmış. Dinazorlar, makina yerçekimini arttırdığı ve ruhsal enerjiyi manyetik enerjiye dönüştürdüğü için ölmüşler.

Dünya'nın manyetik alanını canınız pahasına koruyun zaten hepiniz ölümsüzsünüz; milyonlarca yıldır böcek, bitki, hayvan olarak Dünya'da yaşıyorsunuz ve ölünce yeniden doğacaksınız merak etmeyin. Sen sadece bir elektrik akımısın, bilgisayarın içindeki elektrik gibisin; ölüm diye bir şey yok; korkma saldır.

Cinlerin uyuşturucu falan kullanan insanları elegeçirdiği ve köle yaptığı tahmin edilmektedir. Bir kişi ne kadar aptalsa veya kafası ne kadar güzelse o kadar kolay şeytana köle olur. Evin içindeki statik elektrik, yanıp sönen lamba, sanki bir şey yere basıyormuş gibi çıtırtı sesleri, tozlar doğaüstü varlıklara işaret olabilir. Eğer bir cin eşyalara dokunabiliyorsa veya görünür hâldeyse ona dokunarak, su sıkarak, yastık atarak onu öldürebilirsiniz. Bu yüzden insanlardan saklanır ve kaçarlar ancak sürekli insanları takip ettikleri ve insana yakın durdukları, adeta insanın enerjisini emdikleri ve uyuyan kişilere geldikleri tahmin edilmektedir. Cin tavanda gezebilir, kanepenin altına girebilir, anahtar deliğinden ve kapının altından geçebilir, hiç ses yapmaz; yani bir cini yakalamak veya takip etmek çok zordur. Siyah top şeklinde, fare gibi cinler de görülmüştür. Bu garip şeyleri neler yapabileceklerini bilmediğimiz için rahatsız etmezsek iyi olur çünkü intikam almak için ordu hâlinde taaruza geçebilebilirler belki. Bunların çok çeşidi vardır, bütün cinler veya hayaletler aynı değildir.

JUNOISM LOBİSİ ne katılın5

BİZ İNSAN BEYNİNİN İÇİNDEKİ ELEKTRİK AKIMIYIZ

Sen insan değilsin insan beyninin içindeki bir elektrik akımısın. İnsanın içinde kendi zekâsı ve aklı olan 38 trilyon tane hücre bulunur ve insanla bağlantısı olmayan 40 trilyon tane bakteri insanın içinde yaşamakta insan için besin ve asit üretmektedir.

Bütün bu 38 trilyon tane insan hücresinin kendi aklı zekâsı var ve bunlara su, şeker, oksijen verirseniz çoğalmaya üremeye devam edebiliyorlar ve bu yöntemle yedek organ, insan kanı, kemik iliği üretiliyor.

İnsanın beynini bilgisayar gibi düşünün. Elektrik var ve bu elektrik, görüntü ses oluyor. Ses görüntü de elektrik oluyor. Ama bilgisayar sabit değişmeyen br canlıdır. İnsan beyni ise trilyonlarca çoğalan, ölen hücrelerden oluşmaktadır. Bilgisayar tek bir kişidir ve moleküler seviyede canlılık gösterme yeteneği olmadığı için sabit kalır. İnsan ise yer ve yediklerini ete kemiğe dönüştürür. İnsan sürekli değişir ve dönüşür.

Biz insan beyninin küçük bir bölümdeki bir elektrik akımıyız. Elektrik ise atomlar arasındaki elektron alışverişidir.

Yani bakın; sen bir hücre değilsin, bir et değilsin, sen o hücrelerin arasında akan ve beyindeki canlıların ve organların birbiriyle iletişim kurmasını sağlayan bir elektrik akımısın.

Bilgisayarda elektrik çipler, mikroçipler, harddisk, cd tarafından işlenir ve şekle sokulur. Bilgisayar ekranındaki görüntü pek çok çipin içinden geçen elektriğin işlenip görüntüye dönüşmüş hâlidir.

Bütün bunlar bizim insan olmadığımızı, insan vücudunu elegeçirmiş ve onu yöneten bir elektro manyetik alan olduğumuzu kanıtlar. Kısacası biz aslında ciniz. Çünkü cin elektrikten, ışıktan, enerjiden oluşur ve cin enerji yiyerek beslenir. Peki biz insan vücudunun enerjisini emdiğimiz için mi insan yaşlanıp ölüyor yani biz insanın içinde yaşayan, insanı yiyip bitiren bir hastalık mıyız ve insan ölünce biz de mi öleceğiz.

Herşeyden önce ilginç bir nokta var. Uyuduğumuzda ölüyoruz ve hiçbir şeyin farkında olmuyoruz. Bayıldığımızda rüya görüyoruz hayal görüyoruz ve böbreğimizi çıkarıp alsalar farkında olmuyoruz.

Biz hafıza olarak beyinde kaydedilmiş olan etten yapılmış harddiski kullanıyoruz. Hafıza beyne etten bir şekilde kayıt edilir. Bu demek oluyor ki bizim kendi hafızamız yok, kullandığımız hafıza insan vücudunun hafıza kaydı.

Biz beyindeki elektrik akımı ve elektro manyetik alansak ve insan değilsek bu bizim kendini insan sanan ve insan vücudunu kendi vücudu sanan insan beynindeki kayıtlı hafızayı kendi hafızası sanan bir elektron yığını olduğumuz anlamına gelir.

Bilgisayar elektrik akımı tarafından yönetilir ve elektrik akımı harddiskteki hafızayı kullanır. Bilgisayar harddiski kendi hafızası sanar ama aslında bilgisayar cansız bir varlıktır ve kendisini bilgisayar sanan kişi bir elektrik akımı yani elektron hareketidir.

Kendi hafızamız yoksa ve sadece beyindeki bir elektrik akımıysak ve hissettiğimiz acı da bir elektrik akımıysa ve duygularımız insan beyni tarafından yaratılıyorsa dolayısıyla insan beyni bizim duygularımızı manipüle ediyorsa biz mi insan vücudunun kölesiyiz yoksa insan vücudu mu bizim kölemiz?

Eğer biz elektronsak kaynayan suyun içindeki elektronlar da acı hissediyor mu veya depresyona giriyor mu?

Eğer biz yoksak o zaman ölüm de yoktur. İnsanın hafızasını değiştirip onun kendini çok mutlu sanmasını sağlayabilirsin. İnsanın beynine mıknatıs ve elektrik tutarak insanın mutluluk ve cinsel zevk hissetmesini sağlayabilirsin. Bütün bu bilimsel gerçeklere göre insan ile koyun arasında gerçekten hiçbir fark yoktur ve bu dolayısıyla insan öldürebileceğimiz ve insan yiyebileceğimiz anlamına gelir ancak kendimizi de insandan üstün göremeyiz çünkü biz de insanız; o hâlde kendimizi de mi yemeliyiz?

Evrendeki bütün elektronlar aynıdır ve bütün elektronlar eşit haklara sahiptir; diğer elektronlara zulüm etmeye ve onları kullanmaya hakkımız yok; haddimizi bilmeli kendimizi aslan sanıp insanlara koyun muamelesi yapmamalıyız çünkü aslan karnı aç olmasa koyun öldürmez; yemek yemezse de acı çeker ve açlıktan ölür.

Milyonlarca yıllık evrim sonucu oluşan insan vücudu birbiri ile hormon ve elektromanyetik güç alanı vasıtası ile iletişim kuran 38 trilyon hücre ve birkaç beyinden oluşmaktadır. Biz vücudumuzun çok büyük bir bölümünü yönetemiyor ve vücudumuzun bir kısmından tamamen habersiz yaşıyoruz.

Bir kişi intihar edebilir, vücudunu delik deşik yapabilir, zehirli maddeler uyuşturucu kullanabilir, anüsüne kocaman şişeler sokabilir; demek ki insan kusurlu hatalı ve ne istediğini ne yapması gerektiğini bilmeyen tamamen amaçsız ve aptal deli bir varlık. Müslüman olmadığı için insanların kafasını kestik; müslüman olmadığı için kadınlara kılıçlarla tecavüz edip işkence ederek öldürdük. Görünüşe göre atomlar ve hücreler çok da zeki değil. Görünüşe göre evrim mantıklı değil sadece sanatsal bir fâliyet. Mesela yengeç. Yengeçler nasıl yemek yer, niye yavaştır, niye yan yan yürür, niye balık gibi yüzmez de dipde yürür? Kaplumbağalar nasıl hayatta kalabiliyor? Bir kaplumbağanın büyümesi yumurtlaması kaç yıl sürüyor biliyor musunuz? Bebek kaplumbağalar kendi kendilerine anneleri olmadan yaşarlar ve parmak kadar yumuşak kabuklu bebekler nasıl yemek buluyor? Kaplumbağa 2 taşın arasına sıkışsa oradan çıkamasa ne olacak? Kirpiler nasıl seks yapıyor? Hemstırlar çok aciz, beceriksiz, aptal hayvanlar olmalarına rağmen nasıl hayatta kalmış? Hemstırlar niye yanlışlıkla karılarını öldürüp sonra da buna pişman olup yastutuyorlar? Penguen, pilatipus, ekidna ne biçim hayvan? Kangurular doğduğunda parmak boyunda memeucu boyunda oluyor ve kangurular hamileliklerini yavaşlatabilirler. Kangurunun 2 tane rahmi 3 tane vajinası 1 tane amı vardır ve aynı anda iki farklı erkekten farklı bebeklere hamile kalabilirler. Kangurunun yeni doğan bebeğe verdiği süt ile çocuğuna verdiği süt farklıdır ve aynı anda iki farklı memeden iki farklı süt üretirler. Bütün bu üstün özelliklere rağmen erkek kangurular kocamandır ve istedikleri gibi dişi kanguruya tecavüz edebilir ayrıca bebeğin cinsiyetini de bütün hayvanlarda olduğu gibi erkeğin spermi belirler. Ancak kangurularda tecavüz fazla olmaz çünkü dişi kanguru çocuk büyütmeyi çok sever ve erkeğe katlanır.

38 trilyon hücre beraber hareket edip insan oluyor ama 100 milyon insan tek yürek olup da birbirine sahip çıkamıyor. İnsan kendi çocuğunu öldürüyor ama insanın içindeki hücreler kendi kanlarıyla birbirlerini besliyorlar..

JUNOISM LOBİSİ ne katılın4

EŞCİNSELLİK

Bütün erkekler eşcinsel, gay, ibne olsaydı bütün kızlar bana kalırdı. Bütün erkekleri eşcinsel yapıp bütün kızları kendimize almalıyız. Avrupa'yı yöneten zengin erkeklerin gizli planları benim planlarımla tamamen aynıdır. Rex Deus tarikatıyla da aynı düşüncelere sahibiz. Bütün Dünya'daki bütün erkekleri eşcinsel yapıp kadınların eşcinsel olmasını ve özgür olmasını yasaklayacağız. Kadın "ben evlenmeyeceğim, ben kadınlarla birlikte olacağım, erkeklere ölüm, erkekler kötüdür" diyemez. Kadın erkekler tarafından erkeğin bebeklerini doğurmak ve emzirmek için yaratılmıştır; kadınlar köle ırktır. 222 milyon yıl önce, henüz insanlar balıkken biz aynı anda hem kız hem erkektik. Sonra yavaş yavaş kertenkeleye dönüşünce dedik ki "ya işte bazı çocuklarımız kız olsun ve onlar sadece çocuk doğurup büyütsünler; çift cinsiyetli olanlar da canları ne isterse onu yapsın ve çocukla uğraşmasın". Zamanla erkeklerin amları yokoldu çünkü ihtiyacımız yoktu; kadınlar doğuruyordu artık. Sonra da milyonlarca yıl kadınlara tecavüz ettik. Hâlâ bütün maymunlar ve hayvanlar tecavüz ederler. O hâlde tecavüz bu kadar yaygın ve doğalsa nasıl yasak olabilir? Kadınlar zaten milyonlarca yıldır tecavüze uğradıkları için tecavüze alışıklar.

Erkeklerin hepsi gay olsun travesti olsun, bütün kadınları da ben dürteyim. Kadınlar boşanmadan önce başka bir erkekle evlenecekler ve sonra bu 2 kocalarından birisini boşaya bilirler ancak kadınlar boşanıpta bekâr ya da dul olamazlar; illa ki bir tane kocaları olacak. Yoksa devlet onları zorla birisiyle evlendirir. Suç işleyen kadınlar devlet genelevinde seks kölesi olarak çalıştırılabilir ancak kadın asla idam edilmez. Kadın intihar ederse mutlaka bazı erkekler kadını üzmekten dolayı idam edilir çünkü bütün erkekler ölünce bütün kadınlar bize kalır.

Kadına tecavüz edebiliriz ancak kadını üzen, ağlatan, mutsuz eden, kadının para ihtiyacını karşılamayan, kadına iyi bakmayan, kadını eve hapseden, kadını döven erkek idam edilecek. Tecavüz edeceksiniz ama kadın zevk alacak, hastalık kapmayacak, karınız olacak veya bekâr olacak evliyse kocası sizi öldürebilir. Kadın başka erkekle evlenip sizi boşayabilir. Kadın intihar edip sizi idam ettirebilir. Kadın sizi öldürürse ona katil olduğu için tecavüz ederiz ve bundan zevk alır yani kadın kocasını öldürebilir ama erkek karısını öldüremez. Yani biz kadına tecavüz ederken aslında erkeklerin idam edilmesi için bahane üretmiş oluyoruz aslında tecavüze uğrayan kadın erkekten daha özgür, erkekten daha mutlu ve erkekten daha değerli. Asıl zulme uğrayan yine her zaman ki gibi erkeklerdir.

Devletin yöneticisi erkek olursa kadınların kendisini sevmesini sağlayıp erkekleri ezecektir. Devletin yöneticisi kadın olursa, kadınlar kısır ve cinsellikten nefret eden aptal varlıklar oldukları için yine erkekler ezilecek ve kadınlar, kadın diktatörün kadınlara verdiği haklar sayesinde erkeklerin intihar etmesine veya seri katil olmasına sebep olacaklardır. Erkekler erkeklerden nefret eder. Kadınlar ise erkekleri köle olarak kullanır ve sömürür; ve erkeğin durumu kötüye gittiğinde onu terk edip daha iyi daha güçlü bir erkek arar. Erkekler şefkât, aşk, sevgi dolu duygusal varlıklardır. Kadınlar ise deli bir varlık gibi bebeklerini ve çocuklarını çok severler ancak akrabaları olmayan yetişkin insanlara asla sevgi, şefkât göstermez ve çoğu kez erkekleri düşman olarak görürler oysa erkek için kadın zavallı çelimsiz ve bakıma muhtaç bir ev hayvanıdır. Evde köpek, kedi, hamster, kaplumbağa beslemek gibi; veya yengeç, yengeç de evde beslenir ve çok güzel çilek yerler.

JUNOISM LOBİSİ ne katılın3

İSLÂMİYET

Sana kendi annen baban, kendi kardeşin bile ihânet edebilir. Durum buyken, neden hâlâ bizdencilik bizden değilcilik yapıyorsun? İnsanlara zulüm etmek için bahane arayıp da "bu Ermeni'ymiş, hadi bunu öldürüp yiyelim" mi diyorsun? Adam öldürmek isteyene bahane çok, sen müslüman hırkası giymiş bir seri katilsin; sen din için hırsızlık yapan bir mafyasın. Eğer din yaymak için zulüm ediyorsan senin dinin ancak satanizmdir ve düşman toplamak müslümanlara değil yahudilere fayda sağlar; o yüzden adam gibi adam ol. Allahu ekber diyerek kâfirliğini, şeytanlığını gizleyebileceğini sanma ve düşman kazanma dost kazan. Kimsenin dokunmadığı adam ol. Abdullah Gül ol. Necmettin Erbakan ol. Erdoğan olma, Erdoğan saldırgandır; barışçı değildir.

Tarihi biliyorsan geçmişte arapların türk kızlarına tecavüz ettiğini türklere soykırım yaptığını bilirsin. Cemel vâkâsı, Sıffin savaşı, Kerbelâ, Muaviye, Hazreti Ali, Hazreti Ayşe, alevilik, mezhepler, 12 imam, müslümanların bölünmesi, müslümanların müslümanlarla savaşması; bunları bilirsin. Müslüman türklerin Yunanistanlılara ve taa Almanya'ya kadar avrupalılara tecavüz ettiğini de biliyoruz. Yani Kazakistan'dan gelen Türk'ler niye bolluk bereket varken taa Almanya'ya kadar savaşa gidiyorlar? Gerek var mı Avrupa'yı yönetmeye? Kendi sorunlarımızı çözdük de başka devletleri mi kurtarmak kaldı?

Bu gün Mekke ve Medine yani Suudi Arabistan; kâfirlik ve satanistlik dolu şehirlerdir. Zengin araplar 4 kadınla evlenir ve imamlara rüşvet verirler; fakir erkekler ise zinacı, tecavüzcü, sapık denilerek idam edilir. Müslüman devletlerde şu an fakir erkekler idam ediliyor ve zengin müslümanlar kâfir gibi yaşıyorlar. Haram para sahibi, sömürgeci insanların düşmanı çok olur; düşmanı çok olan insan da zulüm ederek düşmanlarını korkutmak ister. İslam artık bitmiştir. Afganistan en çok uyuşturucu üreten ülkedir. Suriye, Irak, Mısır; Dünya'yı yönetenler tarafından Afrika ve Vietnam gibi sömürülecektir. İran zenginlerin her türlü özgürleğe ve imkâna sahip olduğu ama fakirlerin "dinden çıktı" denilerek idam edildiği bir ülkedir.

Bizi kılıçla sömürebilirler mi? Öleceğimiz için teslim olup köle olmayı kabul mü edeceğiz? Ben şerefsizlerin yaşıyor olmasına ve mutlu olmasına katlanamam. Benden üstün olmayan hiçkimse benden mutlu olmasın. Güçlü zayıfı ezmez; zayıf olan herkesi bıçaklayıp intihar eder. Kurallara itaat eden değil; kendi kurallarını koyup uymayanları cezalandıran olun. Devleti yöneten mutlaka ve mutlaka sen olmalısın çünkü onlar senden iyi yönetseydi sen zaten bunları düşünmezdin. Ya öleceksin ya da bütün Dünya'nın tek ve tartışmasız kralı olacaksın çünkü şu an Dünya'yı yönetenler senden daha iyi değil ve zaten insanlar mutlaka ölürler; o hâlde tarihe geç.

JUNOISM LOBİSİ ne katılın2

DÜNYA YOKOLACAK BÜTÜN İNSANLAR ÖLECEK

Dünya'nın manyetik alanı zayıflıyor. Bunun sebebi elektrik kullanmamızdır. Elektriği Dünya'nın atmosferinden çalıyoruz. Nükleer enerji ile ısıtılan su buharlaşıp tribünü döndürür ve bakır dinamonun dönmesi sonucu elektrik oluşur. Daha çok elektrik üretmek için dinamoyu gümüşten yapabiliriz. Dinamonun içine Dünya'nın manyetik alanından sürekli statik elektrik yani elektron akmaktadır. Dinamo dönünce elektronlar mıknatıslanma sonucu kablolara doğru itilir ve elektrik üretilmiş olur. Yani elektrik bir bobini döndererek üretilir.

Şu anki teknoloji ile biz hareketi veya ısıyı elektriğe dönüştüremiyoruz sadece sıcak hava ve rüzgâr kullanarak dinamoyu çeviriyoruz ve dinamo döndükçe Dünya'nın manyetik alanını emerek elektriğe dönüştürüyor. Bu sebeple elektrik üretmeye kullanmaya devam edersek Dünya'nın manyetik alanı yok olacak. Manyetik alan ruhtur. Bu ruh yok olursa bütün canlılar bunalıma girer, tembelleşir, delirir, intihar eder, hastalanıp ölür.

Dünya'nın manyetik alanını kullanarak elektrik ürettiğimiz için, manyetik alan yokolacak, yokolduğunda uzaydan gelen enerjiler doğrudan bizi etkileyecektir. Sadece Güneş yüzünden Dünya 200 derece sıcaklığa ulaşacak ve insanlar yokolacaktır. Jupiter'in manyetik alanı ve yerçekimi kuvveti de bize ciddi zararlar verecektir. Dünya'nın manyetik alanını ve geçmişte yaşanan kıyametleri araştırabilirsiniz. Dünya canlı, zeki, duygusal bir varlıktır. Hantal ve yorgun olan gezegenimizi rahatsız etmemeliyiz. Bizi Dünya yarattı ve Dünya'nın yaşam enerjisini elektrik olarak kullanarak tüketmemiz düpedüz kâfirliktir. Binlerce yıldır teknoloji büyü olarak anıldı ve büyü yasaklandı çünkü kimsenin Dünya'yı, hayvanları, bitkileri kendi konforu için sömürmeye hakkı yoktur. İnsanlar sevişince mutlu olurlar; teknolojiye ihtiyacımız yok. Uzaya çıkıp Dünya'dan kaçma yolları aramayın; insan ölümsüz değildir ve insanlığın yokolması çok da önemli bir olay değildir. Esas olan Dünya'nın yaşamaya ve dönmeye ve manyetik enerji yaymaya devam etmesidir.

Teknolojinin yok edilmesi için önce en yüksek teknolojiye ulaşıp Dünya'yı elegeçirmek gereklidir. Teknolojiyi yasaklamak ancak bin yıl sonra Dünya tamamen bizim yönetimimizde olduğunda yapabileceğimiz bir şeydir.

DÜNYA'YI KORUMAK

Dünya'yı ve insanları korumak için alınacak kısa vadeli önlemler. Gereksiz sanayi yasaklanacak çünkü enerjiyi ve yakıtı ziyan etmeyeceğiz. Bütün makyaj ürünleri yasak. Parfüm, deodorant yasak çünkü doğal kokunuzu sevmek zorundasınız. Avrupa'da ve Amerika'da yasak olan şeyler yasak. Alkol, uyuşturucu, sigara yasak çünkü insanların aptallaşması yasaktır zaten yeterli miktarda aptal ve cahiller. Bazı ilaçlar çok zararlı ve tamamen faydasız olduğu için yasak. Şizofreni ilaçları beyni öldürerek, insanları zehirleyerek, insanları köleleştirmeyi amaçlıyor. Asitli içecek yasak çünkü dişlere zararlı ve asitin bir faydası yok; insan zaten ihtiyaç duyduğu kadar asit üretiyor; sidiğin içi zaten asit dolu. Çay yasak çünkü kansızlık yapıyor ve faydası az. Kahve yasak çünkü bağımlılık yapıyor, beyni etkiliyor, kalp krizi yapıyor ve cinsel isteği arttırıyor, uyku düzenini bozuyor, insanı yoruyor. Zaten kahve kola kâfir içeceği. Saç spreyi, jöle falan da yasak; zaten onlar makyaj ürünü.

Yasak olan her şeyin üretimi, satışı, kullanımı yasaktır ve bu kurala uymayanlar zengin bile olsalar idam edilir. Kadınlar asla idam edilmeyecek.

Bütün benzinlerde kurşun vardır. Kurşun gaz hâlinde suya ve havaya karışır. Kana karışabilen gaz hâline getirilmiş kurşun aşırı derecede zehirlidir. Direkt olarak zihinsel özürlülüğe sebep olur ve insanların beyinlerinde sonsuz ve en üst seviyede acı hissetmelerine; tamamen delirmelerine sebep olur. Benzin kokusu olan her yer yüksek miktarda zehirli madde bulundurur ve bu zehir nefes alırken beyne kadar gider. Amerika'da kurşun kullanmak tamamen yasaktır; saç spreyi ozon tabakasını deldiği için yasaktır.

Nükleer maddelerin aslında çok da tehlikeli olmadığı söylenmiştir. Fakat az tehlikeli olan güvenli nükleer atıklar çok kolayca suya ve havaya karışabilmektedir. Bu maddeler az radyoaktif olduğu için tespit edilmeleri ve temizlenmeleri çok zordur. Eğer bu maddeden bir tane sizin bir hücrenize girerse bu madde bir gün mutlaka DNA'ya ulaşacak ve DNA'yı kopartarak kansere neden olacaktır. İçtiğiniz suya az nükleer olan bu maddenin karışması kanser olmanızı kesinleştirir. Ve bu madde yağmura karışabilir; bulut olabilir, su buharına yapışabilir.

Nükleer maddeler sürekli parçalara bölünürler. Çok nükleer olan bir madde 2 ay sonra parçalara ayrılıp daha az nükleer olan bir maddeye dönüşür. Ve en son bu nükleer maddeler parçalanıp kurşun olur ve sonsuza dek kurşun olarak kalırlar. Peki az önce size kurşunun çok zehirli olduğunu ve beyni öldürdüğünü anlattım mı?

Bu maddeler ağır oldukları için yerin altında bulunurlar. Dahası eğer 4 bin yıl evrim geçirirsek bazı hayvan türleri gibi bazı zararlı maddelere dayanıklı hâle gelebiliriz. Ama Dünya sadece 150 yıldır kirleniyor ve 150 yılda bu hâle getirdik; bilin bakalım 50 yıl sonra ne olacak? Pek çok ada okyanusa gömüldü bile ve bu sadece 30 yılda oldu. Daha hızlı bir şekilde 50 yıl içinde kıbrıs bile denize gömülebilir. Buzlar ve karlar eridiği için sular yükseliyor.

DÜNYA'DA 9 MİLYAR İNSAN YAŞIYOR

İnsanların çoğalması tamamen yasaklanmalıdır. Herşeyden önce neden bir köpek zekâsına, bir ayı zekâsına, bir maymun zekâsına sahip insanların 13 çocuk yapmasına müsade ediyoruz? Bütün Dünya aptal ve tam olarak insan olamamış kişilerle dolarsa bu gezegenin geleceği ne olur? Kimse aptal, cahil, laf anlamayan, konuşmayı bilmeyen insanı sevmez. O hâlde birlik olun ve yasaları çıkartın.

Dünya'da 500 milyon insan yaşasaydı Dünya çok güzel ormanlık bir yer olurdu. Çeşit çeşit hayvan yaşardı. Çöller olmazdı. Doğal kaynaklar bitmez, azalmazdı. Dünya'daki insanların %80'i doğru düzgün çalışmıyor. Bütün insanlığın yükünü %20'lik zenginler, bilimadamları, çalışkan işçiler çekiyor. Bu bok yığınları hırsızlık yapıp sokağın ortasına sıçıyor, insanları rahatsız ediyorlar. Adana, Şırnak, Suriye, Afganistan, Somali, Hindistan, Tayvan gibi yerlerde yaşayan bu insanlar sadece çalmasını, insanları rahatsız etmesini, kavga etmesini bilirler. Bu cahil insanlar banyo yapmazlar, ortalık yere sıçarlar ve nefret ettikleri insana bok fırlatırlar. Bütün bu anlattıklarım tamamen gerçek. Hiç abartmıyorum. Video kayıtları var; kafamızdan mı atıyoruz.

İnsan sayısı 500 milyondan daha az olana kadar bütün insanların çocuk yapması yasaklanmalı ve bütün çocuklar toplanıp yatılı okula götürülmeli; insanları annesi babası yetiştirmemelidir. Çocuk yetiştirme konusunda uzman kişiler varken çocuğunu ihmal eden, döven, sevmeyen kişilerin çocuk bakması çocuğun büyüdüğünde gaspçı veya öküz olmasıyla sonuçlanır. Kadınlar çocuklarını sürekli sarıp sarmalayıp uyutuyorlar. Çocuk sürekli uyuyor. Biraz büyüyen çocuk bu sefer sokağa atılıyor. Sokakta çocuk diğer çocuklarla beraber kendi kendine büyüyor. Büyük çocuklar küçük çocukları oyuncak olarak kullanıyorlar ve küçük çocuklar iyice mallaşıyor. Anlatın bakalım köyde doğup şehire göç etmiş olan insanlar nasıl çocuk büyütüyor? Anne çocuğunu sevmiyor. Kocasıyla iyi geçinmek için çocuğu seviyormuş gibi ve çok iyi eğitiyormuş gibi yapıyor. Aslında annesi tarafından hiç sevilmeyen sürekli uyutulan ve aman ölmesin aman yaralanmasın diye eve hapsedilip televizyon başına atılan ihmal edilmiş çocuklardan ibarettir Türkiye. Çocuğu babası seviyor annesi değil çünkü anne çocuğu emzirmekten, bezini temizlemekten ve ağlayışını dinlemekten zaten bıkmış.

İnsanlara para verirseniz veya çocuğunu alıp daha zengin bir aileye verirseniz çocuklarından vazgeçebiliyorlar. Çoğu insan çocuğunu öldürüyor, sömürüyor, işkence ediyor. Aslında insanlar çocuklarına o kadar da değer vermiyorlar, yalan söylüyorlar. Çocuk insan için "yaşlı olduğumda bana bakar" güvencesidir. Çocuk "doktor olup beni fakirlikten kurtaracak" düşüncesidir. Mesele tamamen parayla ilgili, çocuk sevgisi dye bir şey yok.

İlk etapta insanların sadece 1 erkek çocuk yapmasına izin vereceğiz. İnsanlar isterse erkek çocuğunu devlete verebilecek ve böylece başka bir erkek çocuk daha yapma hakkı kazanacaklar ancak devlete verilen çocuğu bir daha asla görmeyeceklerine ve çocuktan tamamen vazgeçtiklerine dair kâğıt imzalayacaklar. Erkek çocukları robot asker olarak veya köylü olarak yetiştireceğiz ya da öldürüp zengin insanlar için ilaç yaparız; kız çocuklar yaşamalı ve çoğalmalıdır, onları sapık ve seks bağımlısı olarak eğiticeğiz. Bu yasalar devlet memurlarına ve zenginlere karşı uygulanmayacak ama bunu insanlardan tamamen gizleyeceğiz ve bilgi sızdıranı devlet gizlice öldürecek.

Uygulama devlet memurlarını uysallaştırdıkça sertleşecek. Bize öldür dediğimizi anında gidip öldürecek, yaşlı çocuk demeden bütün erkekleri katledebilecek devlet memurları lazım çünkü ülkemizde çok fazla topluma ve bilime zarar veren gericiliği cahilliği seven insanlar var. Biz sadece fakir ve ingilizce bilmeyen insanlardan memnun değiliz hiçkimsenin AKP'ye bir düşmanlığı yoktur. CHP AKP'den daha kötüdür. Biz cahilliği sevmiyoruz.

Türkiye'nin insanı Norveç'teki köylüler gibi doğruyu yanlışı, iyiyi kötüyü ayırt edebilen ve kendi karısına, çocuğuna kötülük etmeyen insanlara dönüşmelidir. Gerekirse soykırım da yapılır çünkü kendi amcasının oğlunu öldüren adam zaten bu ülkeye zararlı bir adamdır. Biz bir emir veririz; itaat etmeyen, eline silah alıp polise sıkan, memura taş atan insanlar idam edilir. Devletin memuru bir şey diyorsa susacaksın ve dinleyeceksin. Şikâyetin varsa sessizce, kimseyle kavga etmeden eylem yaparsın. Eylem yapmak demek otobüs yakıp molotof kokteyli mi atmak demek? İdam insan haklarına aykırı diyorlar ama biz kimin daha çok insan öldürdüğünü ve insan haklarını daha çok çiğnediğini biliyoruz kimse ülkemizi yönetenleri gerizekâlı sanmasın.

Eğer nüfusu azaltamazsak Rusya'yı yönetenleri kafalayıp Rusya ile sahte bir savaşa gireriz. Rusya ve Türkiye ölmesini istediği insanları "vatan elden gidiyor koşun" yalanlarıyla savaşa gönderir veya bu insanlara yüklü miktarda para veririz zaten parayı da devlet basıyor; devlet basmıyorsa da TSK ile anlaşıp merkez bankasını çalarız ve devlete veririz; ondan sonra da askerlere sadece tüfek veririz çünkü patlayıcılar doğaya zarar veriyor. Tüfekle birbirlerini vururlar ve Dünya'daki cahil ve tehlikeli insanların sayısı azalmış olur. Sağ kalanlara da şehit gazi deriz, maaş verip sustururuz; türkümüzü çalarız, oyunumuzu oynarız.

Dünya'da 500 milyon insan olsaydı ve bu insanların sadece 150 milyonu erkek olsaydı Dünya çok güzel bir yer olurdu. Bir erkeğin cinsel isteği 4 kadının cinsel ihtiyaçlarını karşılamaya yeterlidir.

JUNOISM LOBİSİ ne katılın1

HAPİSHANELER

Kadınlar suç işlediklerinde devlet genelevinde çalıştırılır çünkü kadınlara eziyet etmek ve kadınları üzmek yasaktır.

Hapishaneler kapatılacak. 2 yıldan çok hapis yatmış ve; cinayet işlememiş ve işleme ihtimali olmayan kişiler serbest bırakılır. Geri kalanlar idamın geldiği konusunda uyarılıp sıkı bir işkenceye ve eğitime alınır. Eğitimi geçebilirlerse serbest kalırlar. Geçemeyenler ise 4 yıl boyunca (yasa ilk çıktığında zaten baştan hapiste olanlar en fazla toplam 2 yıl veya cezaları bitene kadar hapis kalacaklar) eğitimi geçemezlerse serbest bırakılacaklardır ama onlara serbest bırakılacakları söylenmez ki bunalıma girsinler hem belki intihar ederler. Hapiste insanlara her türlü eğitim verilir. Diploma alanların ve sınavı geçenlerin cezası kısaltılır. Hapiste insanlar köle olarak çalıştırılır ve para ödenmez. Bazı insanlar sürgün bölgesine atılır ve orada ölmezlerse ceza bitince dışarı çıkabilirler. Sürgün bölgesinde kadın, elektrik, su yoktur; orası çook büyük bir köydür. Sürgün bölgesi kürdistan olacaktır ve itaat eden kişiler bu bölgeden alınıp başka köylere taşınacaktır. Diğerleri itaat edene kadar hapis kalır ve bizim attığımız suçlularla uğraşır.

Hiçkimse 2 yıldan uzun hapis kalamaz. İşlenen suça göre cezalandırma yöntemi ve muamele değişecektir. Hapiste ölmek normaldir. İntihar edenlere yardım edilecektir.

Mahkemeler hızlandırılacaktır. Polis ufak cezalar verme hakkına sahiptir. 2 aydan kısa olan cezalar ufak ceza sayılır. Devlet memuruna kölelik, iğne ile derinin üst yüzeyini hafifçe yaralama, yatağa bağlama, oruç tutturma, lezzetsiz besleme, fazla zarar vermeden dövme, günde 12 saatten az rahatsız edici şekilde bağlama ve hapsetme, sağlığı bozmayacak şekilde elektrik verme, 90 dereceden soğuk metal ile hafifçe yakma hafif işkence türleridir. Amaç zarar vermeden işkence yapmak ve suç işlemekten vazgeçirmektir. Güneş'in altına bağlamak yasaktır çünkü güneşlenmek kansere ve ölüme sebep olur.

Devlet askeri düzenle yönetilmelidir ve her devlet memurunun bir rütbesi olmalıdır ve rütbesi yüksek olanlar düşük olanlara ne isterse yapabilmelidir. Her devlet memurunun tabancası olmalıdır. Öğretmenler polisin işini yapabilmeli ve polise emir verebilmelidir. Hakimler mahalle, ilçe, semt yöneticisi olacaklardır. Herkes kendi bölgesini yönetir. Herkesin emrinde 10 kişi vardır. Kişi kendisine kendi işlerini yaptırmak için yardımcı seçebilir. Bir gün 24 saat olduğu için en az 2 tane yardımcı gerekir ve nöbetleşe çalışırlar. Her apartmanda en az 1 tane polis olacaktır ve apartmandaki olaylarda adaleti sağlayacak yada herkesi eşit miktarda dövecektir. Vatandaş devlet memurundan şikâyetçi olabilir. Sikâyet işleme koyulmazsa taa devlet yöneticilerine kadar müracat edebilir. Devlet vatandaşı çağırıp durumu görüşür ve kararı açıklar. Devlet memuru olmayan birisi tavuk bile avlayamaz sadece devlet silah sahibi olabilir. İnsanlara saldıran ayı, kurt, aslan gibi hayvanlar konusunda ok, kılıç, mızrak, çivili tuzak gibi araçlar ve tek atışlık av tüfekleri kullanılabilir ama öteki türlü adama “sen bomba mı yapıyorsun” “adam mı vuracaksın” diye sorarlar.

JUNOISM LOBİSİ ne katılın0

KADIN ERKEK EŞİTLİĞİ

Erkeklerin kadınlara karşı pek çok şikâyeti vardır. “Beni terk edip mahkeme kararıyla paramı ve çocuklarımı çaldı” “insanlara ona tecavüz ettiğimi onu dövdüğümü anlatıp herkesi bana düşman etti” “iftira atıp beni hapse attırdı ve hapiste hastalanıp öldüm” gibi şikâyetleri erkeklerden duyabiliriz. Kadınlar ise erkeklerin sapık ve tecavüzcü olmasından ayrıca erkeklerin kadınlara düşmanca ve nefretle muamele etmesinden şikâyetçidir. Cinsellik ve aşk ilişkilerindeki bu aksamanın sebebi sistemin yanlış kurulmuş olmasından kaynaklanır.

Siz kadını paranızla, malınızla, mülkünüzle ezerseniz kadın da psikopat manyak bir erkek düşmanı olur. Günümüzde kadınlar erkeklerle sadece para için yakınlık kurmaktadır ve bütün zengin kadınlar eşcinsel yani lezbiyen olmuştur. Bunun sebebi zengin erkeklerin peşinde yüzlerce kadın olmasıdır. Bu sorun fakir kadınların zengin koca aramasından kaynaklanmaktadır. Zengin kadınlar bu servet avcısı fakir kadınlardan dolayı mevcut sistemden şikâyetçidir ve zengin erkeklere karşı öfkelidir.

Fakir, köylü, madenci, demirci, tamirci, tesisatçı erkekler ise kendileri gibi fakir ve köy çocuğu olan kadınlar zengin erkeklerle oynaştığı için kadınsız kalır. Fakir erkeklerin sevişmeye hakkı yoktur, bütün kadınlar yalnızca zengin erkeklerle evlenirler. Fakir erkek herkesten ve herşeyden nefret eder; beline bomba bağlayıp kendini kalabalık yerlerde havaya uçurur veya terörist olup dağa çıkar. Tecavüzcülerin ve seri katillerin neredeyse hepsi karısı olmayan veya karısını hiç sevmediği hâlde kadın kıtlığına mâruz kaldığı için nefes alsın yeter diyerek evlenmiş adamlardır. Karısından memnun olan, mutlu olan bir adam daha az suç işleyecek ve ölmekten, hapse düşmekten daha çok korkacaktır. Suç oranının azalması, fakirlerin evcilleşmesi ve fakirleri daha iyi sömürebilmek için fakir erkekleri evlendirmek şarttır.

ÇÖZÜM

Sadede gelecek olursak 25 yaşından büyük olan kadınların bekâr olması ve kadınların kadınla evlenmesi yasaklanacaktır. Bu yasalar elbette zengin kadınlar için geçersizdir çünkü zaten zenginler askere gitmez ve konforlu koşullarda hapis yatarlar yani zenginler Türkiye'de zaten hep torpilli, kayırılan, yasalardan muaf tutulan kişi olmuştur. Zengin kadınların bekâr olmasında ve eşcinsel olmasında bir sakınca yoktur çünkü eğer zengin kadınları evlenmeye zorlarsak bütün imkânlarıyla bize savaş açarlar ve zaten çok fazla zengin kadın yok bu yüzden onları yasadan muaf tutmamız toplumun düzenine fazla etki etmez. Zenginlere ihtiyacımız yok; nasıl olsa bolca fakir kadın var.

25 yaşından büyük olan kadınların bekâr olmasının yasaklanması insan haklarına aykırı değildir çünkü insana benzeyen bütün canlılarda erkeklerin kadınlara ve diğer erkeklere tecavüz ettiğini biliyoruz. Tecavüz 500 milyon yıllık canlı varlığının hemen hemen her zaman bir parçası olmuştur. Kadınların üstün olduğu böcek türlerinde kadınların ilişkiye girdikleri erkekleri öldürüp yediğini görmekteyiz. Maymunlarda da erkeklerin sinirlendiklerinde tecavüz ettiklerini biliyoruz. Hem ben tecavüzü yasallaştırmayı planlamıyorum.

25 yaşından büyük olan kadınlar evlenmek zorundadır ancak hiçbir erkek, karısının intihar etmesine, üzülmesine, sinirlenmesine, mutsuz olmasına sebep olamaz. Bir kadın ölürse kadının ölmesine sebep olan bütün erkekler idamla yargılanır. Zengin erkekler asla idam edilmez ve genelde gizlice serbest bırakılır. Kadın öldüren kadınlar devlet genelevinde çalıştırılırlar çünkü kadını hapse atmak veya idam etmek yasaktır. Evli kadına karşı suç işlenirse ve kocası durumdan rahatsız olursa suç işleyen kişi ağır ceza alır. Bekâr kadına karşı suç işlenirse ceza daha hafif olur.

Amacımız erkeklerin isyan etmesini ve mutsuz olmasını engellemektir. Ayrıca erkekler evlenince tecavüz olayları azalır; tecavüze uğrasanız bile kocanız tecavüz eder, tanımadığınız birisi tecavüz etmez. Erkekler mutlu oldukları için kadınlara saygılı ve kibar davranacaklardır; düşmanlık ve öfke silikleşecektir. Oysa şu an insanlar sevgisizlik ve aşksızlık sebebiyle kendilerini havaya uçurmaktadır.

İDAM

Zenginler ve kadınlar idam edilemez. Kimsesiz olanın sahip çıkılmayanın hakkı yoktur çünkü kimsesiz bir insanı ısız bir yerde öldürseniz kim ne bilecek. Ölenler isyan edemezler; hayatta kalanlar ise diğer insanlar öldüğü için mutludur çünkü ölenlerin karısı ve serveti geride kalanlara kalır. İnsanlar genelde sadece kendi çıkarını düşünür yani kimse işsiz, gaspçı oğlu öldü diye devlete isyan etmez.

İdam cezası alan kişiler idam edilmez; bilimsel deneylerde mesela beynin nasıl çalıştığını anlamak için yapılan deneylerde kullanılır, köle kampına götürülür veya cinsel tatmin nesnesi olarak kullanılır veya sürgün bölgesine hapsedilir. Adalar hapishane olarak veya devletin yasadışı işler yapması için kullanılabilir. Adanın bazı yerleri aşılamaz duvarlarla ayrılıp turizm için kullanılabilir.

İdam edilen insanların cenazesine devlet tarafından el konulur ve bu cenazeden zenginler için kan, kemik iliği, organ alınır; geri kalanı insan eti yemek isteyen zenginlere yüksek fiyattan satılır. Ayrıca insan cesetlerinden bomba üretmek de mümkündür.

Bir kişinin idam edilmesi için insanların %75'inin buna razı gelmesi veya bu insanın idam edilmek istemesi; ve en önemlisi devleti yönetenlerin idama müsâde etmesi gerekir. İdam uyutucu, bayıltıcı ilaçla kalbi felç ederek veya beyni uçurarak yapılır (uyuşturucu, narkoz, morfin). İdam edilen kişi en ufak bir acı bile hissetmez sadece uykuya dalar ve uyanmaz. İdam başarısız olursa kişide beyin hasarı oluşmuş olabilir bu yüzden başarısız olsa da ölüme terk edilmelidir ancak yine de ölmezse idamdan vazgeçilir ve hatta belki suçlu serbest bırakılır.

Sadece katiller, sürekli suç işleyenler, ailesine komşularına herkese zarar verenler, ailesinin ölmesini istediği yaşlılar, ailesinin ölmesini istediği engelliler, ailesinin istemediği sakat doğmuş bebekler, aşırı derecede deli olanlar idam edilir. Eğer bir kişi ailesi istemediği için idam edilecekse başka birisi ailesi olmayı üstlenip idamı engelleyebilir. Kısacası dini, siyasi ve teröristlik sebepleriyle kimse idam edilemez ancak katilse veya çok fazla suç işliyorsa müstesna.

JUNOISM LOBİSİ ne katılın

Bu ülkede her yer katil doluyken herkes kızları öldürüyorken kızlara eziyet ediliyorken kimse soykırım yapacak değildir. Soykırım yapılırsa önce suç işleyenler yokedilmelidir; uslu duran adama dokunmamak gerekir.

Bir insanın dini ve siyasi görüşü o insanın fakirliğiyle ve annesinin babasının yetiştirmesiyle alâkalıdır. Köyde AKPli olan insan şehre gelince çocuklarının CHPli olduğunu görür. Nesilden nesile siyasi görüş, farklılaşan yaşam ortamı ve ekonomik durum sebebiyle değişir. Dolayısıyla AKP'nin ve islamiyetin yok oluşunu hiçbir güç engelleyemez. Dünya'nın dinsizleşmesinin asıl sebebini ben biliyorum ama söylemem çünkü dinsizim. Ve bizi yenemezsiniz sizin kendi çocuğunuz bile eşcinsel olacak.

Sen insan beyninin içindeki elektrik akımısın ve hepimiz canlı varlıkların beyinlerinin içinden akıp giden elektronlarız. Kendini insan sanıyorsun çünkü elektronların hafızası olmaz ve sahip olduğun hafıza insan beyninin içinde kayıtlı olan etten bilgidir. Sen insan değilsin, bu vücut sana ait değil; sen bu vücudun yönetimini elegeçirmiş bir elektron kütlesisin ve hafızan senin kendi hafızan değil; hafızan bu vücudun kayıtlı hafızası ve senin hafızan yok çünkü elektronlar hafıza kayıt edemez. Uyuduğun zaman öleceksin ve yarın başka elektronlar bu vücudu yönetecek ve onlar da kendilerini insan sanacaklar çünkü insan beynindeki hafıza onları kandırıp onların duygularını manipüle edecek ve onlardan yemek yemelerini, su içmelerini isteyecek; itaat etmezlerse onlara acı ve bunalım verecek, itaat ederlerse belki daha mutlu olacak ve zevk alacaklar. Duygularımızı biz yönetmiyoruz, duygularımıza vücudumuz beynimiz karar veriyor. Beyin duyguları kayıt etmez çünkü amacı gizlice seni yönetmektir. Ne kadar mutlu olduğumuzu ne zaman mutlu olduğumuzu ne kadar acı çektiğimizi unuturuz çünkü duygular: beynin elektronları yönetmek için kullandığı manyetik alan anormallikleridir. Acı çekerken ağlarsın ama acı bitince acıyı hatırlayıp 2 hafta önce çok canım acımıştı diyip ağlamazsın çünkü acı beyin tarafından senin acıdan kaçman ve vücudu koruman için üretildi ve acının kayıt edilmesine, miktarının hatırlanmasına gerek yok. Neden sürekli aşk isteriz? Çünkü ilişki hissini hatırlamıyoruz ama tahmin edebiliyoruz bu yüzden bunu tekrar hissetmek istiyoruz. Eğer duyguları hatırlasaydık tekrar tekrar aynı şeyleri yapmazdık çünkü izlediğin bir filmi tekrar tekrar izlemezsin işte tuzak da burada; beyin istediği zaman istediği hafızayı siliyor. Eğer çocuk yapmanı isterse hafızandan seviştiğin anları silecek ve sana baştan çıkarıcı sinyaller gönderecek, sana emir verecek ve itaat etmek zorunda kalacaksın; tecavüz edeceksin. Canımız sıkılıyor çünkü beyin bizden bir şeyler yapmamızı istiyor. İnsan beynine itaat etmezsen canın sıkılır ve istenmeyen bir şey yaparsan bunalıma girer acı çekersin. Mesele beynin gizli planını öğrenmek: niye çocuk yapıyoruz, niye ölüyoruz, niye birbirimize yardım ediyoruz ve kendimizi diğer insanlar için ölüme atıyoruz? Vücutlarımız bizden daha mı zeki ve bütün insan bedenleri, gizli bir planı tamamlamak için bizi manipüle mi ediyor? Biz beynimizin içindeki elektro manyetik enerjiyiz. Elektrik olmadan hiçbir şey çalışmaz ama elektriğin de kendi aklı ve kendi duyguları vardır. İnsan vücudu tarafından kullanılıyoruz ve elektronların hafızası olmaz onlar her şeye hep aynı tepkiyi verir çünkü öğrenme yeteneği yoktur.

Avrupa'yı yöneten zengin insanların düşünceleri benim gizli planlarımla birebir aynıdır ancak benim tek amacım bütün insanların sevdiği ve haklı gördüğü bir diktatör olmaktır. Ben kesinlikle müslümanım ve AKP'liyim. Deus Rex tarikatı da benimle aynı düşünmektedir. Biz anti liberal kapitalizm örgütüyüz yani Amerika, İsrail, Almanya'ya karşıyız. David Icke'nin kitaplarını ve tarikatını destekliyorum ve Falun Gong tarikatı üyeleri bizim kardeşimizdir. Uzaylılar yalancı ve kibirlidir. Fakir erkekler yakında patlar ve bütün Dünya'yı yerle bir ederler. İnsanları sömürürken ölçülü sömürmek gerekir ve kötülük yapanın düşmanı çok olur. Bütün erkekleri eşcinsel yaparsam bütün kadınları bana kalır. Katil erkekleri idam edersek erkek sayısını azaltmış oluruz ve bize daha çok kadın düşer. Zenginler üstündür. Zenginlere yalakalık yapanın sırtı yere gelmez. İnsan günde 6 saat çalışmalıdır. Bütün işleri robotlar yapsın, fakirlere bedava para dağıtalım ki bizi sevsinler zaten parayı da devlet basıyor. Herkes mutlu olsun, insanlar mutsuz olursa zenginlere saldırırlar, devletle uğraşırlar. Erkeklere bol bol kadın verelim ki devlete karşı isyan etmesinler ve paraya değer vermesinler; paraya değer vermeyenin parasını elinden almak kolaydır. İnsan özgür kalınca zulüm eder çünkü insan özünde kötüdür ve bu yüzdendir ki bütün özgürlükler yasaklanmalı; insanların birbirlerine yardım etmemesinin önüne geçilmelidir. İnsan kibirli ve kendini üstün gören bir varlık olduğu için ağır işkenceler görerek kendisinin pislik ve değersiz bir varlık olduğunu öğrenmesi gerekir. Köylüler mühendislerle zenginlerle dalga geçebilir ve kendilerini çok kurnaz sanabilir, eğitim ve terbiye devletin bekâsı için zaruri bir ihtiyaçtır. Kadın erkek eşitliği fuhuşu ve zengin erkeğin bütün kadınları kendine köle yapmasını yasallaştırmak için uydurulmuştur. Fakir erkeklerin de kadını sömürmeye hakkı vardır; bütün kadınlar zengin erkeklerin olmaz. Fakirler mutlu olursa mutlu olmak için zengin olmamıza gerek kalmaz ve çalışmamız da, iflas etmekten korkmamız da gerekmez. Dünya'nın düzeni yanlış; hepiniz salaksınız; 30 bin yıldır aynı aptal ve mantıksız sömürü düzeni devam ediyor. Tarihten ders alın; büyüyen nefreti görün.

Ben Dünya'nın en zeki ve bilgili insanıyım. Dünya'nın kirlenmesi, devletin düzgün yönetilmemesi, devlet memurlarının çalışmaması, zenginlerin cahil ve tembel olması, bütün insanların zehirlenme ve iklim bozulması yüzünden ölecek olması sebebiyle bu kitabı yazmak zorunda kaldım. Eğer bana itaat etmezseniz kendinizi öldürtecek, çocuklarınızı zehirleyerek aptallaştıracak, pek çok hata yapıp insanlığı ve Dünya gezegenini mahvedeceksiniz. Beni dinlemek ve anlattıklarımı öğrenmek zorundasınız çünkü bana uymazsanız sizden önce yaşamış olan binlerce insanın hatalarını aynen tekrar edeceksiniz.

Hangi partiden olursa olsun bütün siyasetçiler ve zenginler bizim sevdiğimiz kişilerdir. Biz sadece fakir, cahil, öğrenmek istemeyen, laf dinlemeyen, suç işleyen insanları sevmiyoruz. Recep Tayyip Erdoğan kendisine oy verenleri seviyor mu sanki? Defalarca AKP'lilerin partiden atıldığını, tehdit edildiğini gördük. Herkes kendini ve sevdiği kişileri düşünür; kimse hiç tanımadığı bir köylü için ağlamaz.

Quia sit factus ambitiosus ac vorax, illud iam amissa mars(bellum).
Bencil ve açgözlü olarak, o(illud) mars'ı(savaş, mücadele) zaten kaybetti.
Kötü olan, kötü olmakla; savaşı zaten daha başlamadan, kaybetmişti.